8 Mayıs 2009 Cuma

Gelirsen pırıl pırıl bakışlarınla gelmelisin ve mutluluğu asmalısın sol omzuna. Bakışlarına kan dökmemelisin, kinden, nefretten, her tür tuzaktan arınarak çıkmalısın yola. Hayatı taşıyacak kadar yürekli olmalı küçük parmakların, avuçlarının içiyse her dem ıslak olmalı.

Gelirsen gözlerini getirmelisin, içlerinde bakmaya doyamayacağım umut dolu gözbebeklerini de almalısın yanına. Bir ceylanı bile kıskandıracak o nefis yürüyüşünle gelmelisin bana. Yürek titreten gülüşlerini de almalısın yanına ve akmalısın yüreğime daha ilk merhaba demek için hazırlık yaptığım anda.

Ardında bıraktığın sözcüklerin tümünü silerek hafızandan, o öpmeye kıyamadığım ak alnınla gelmelisin. Güneşi getirmelisin gelirken, karanlıkların üzerine çullanmalıyız seninle ve içimize gömmeliyiz karanlığı. Hayatla başa çıkabilecek kadar sert, en küçük kırılmada parçalanacak kadar yumuşak bir yürekle gelmelisin bana gelirsen.

Minicik öykülerinle gelmelisin, bir kedi kadar sessiz, bir kaplan kadar yırtıcı olmalısın yola çıktığın andan itibaren. Seni dinleme zevkini de getirmelisin bana, dudaklarından dökülen her sözcüğü içmeliyim kana kana.

Fesleğen kokulu saçlarınla gel gelirsen ve içinden topladığın çiçeklerini ver bana. Yüreğinden sessizce süzülen nehirlerini getir bana, utangaçlıklarını, sokulganlıklarını, çılgınlıklarını da yanına yoldaş yaparak.

Ama neyse sen bana aldırma. Unut yukarıda istediklerimin tümünü.

…”Gelirsen Sadece Kendini Getir Bana

5 yorum:

pigoris dedi ki...

SEN YAĞMUR OLDUN


Kurumuş hazan yaprağı savunulurken
Düşlerin başıboşluğunda
Bir nilüfer tacında sen yağdın
Islandım yağmurunda sevda oldum
Taçlandım yapraklara gebe oldum
Tomurcuklarım sen oldu yağmurunda sılandım
Yanarken yalnızlık çölünde yüreğim
Bulutlarda sen yağmur oldun
Yağmurunda ben ıslandım
Gülüşünü sevdim,
Gözlerinden sevgi yaşları yağmur oldu
Yağmurunda ben ıslandım,
Filizlendim sevda oldum
Sevdim yüreğine düştüm
Yüreğinde kan yağmur oldu yeşillendim,
Ela gözlerinden yağmur yağdı
Ben ıslandım filizlendim sevda

pigoris dedi ki...

Ben ıslandım yakamoz oldum,
Aktım okyanuslara sevda oldum
Yaren oldum yüreğine nisan akşamında
Sohbet ettim nisan yağmurunda
El ele, göz göze gezerken düşlerde
Sen yağmur oldun ben sevginde ıslandım
Gamzelerine sığındım yağmurda
Saçlarını taradım bakışlarımla
Saçların yağmur oldu ben ıslandım
Gözlerine sığındım,
Kirpiklerin yağmur oldu ben ıslandım
Sen yağmur oldun ben nilüfer,
Yüreğim yatak oldu sevgine
Duyguların yağmur oldu ben ıslandım

pigoris dedi ki...

ŞİİRİN OLUP


Sana sarıldım düşlerimde
Sevdim görmen yüzünü
Yüreğimi bağladım gönlüne
Gecelerime ses oldun sevgi fısıldayan
Sustum söz oldun hayallerimde

Gözlerini gördüm sevda köprülerinde
Düşecektim yalpalayan düşlerimle
Yuvarlanıp dağ başlarından
Karadeniz’in azgın dalgalarına kapılacaktım
Ya da fındık ocaklarının birinde yok olacaktım
Gözlerini uzatıp tuttun beni
Kurtuldum yok olmaktan, çiçekler arasında
Yeşile çalan bakışlarında

Sessiz sedasız sevdim seni sen bilmeden

pigoris dedi ki...

sevince
sevince
sevince durma durma koş ardından
zaman yoktur git aşkı iste ondan
sevince tüm insanlar bir başka
durma dostum sen de yer ver aşka
sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan
aşık oldum galiba yavaştan


öyle bir yol tutmuşum ki sorma
inandım ki sevince vardır dünya
sevincedir günlerin bir başka
durma dostum sen de yer ver aşka
sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan
aşık oldum galiba yavaştan

olacak mıydım ben bu halde
olacak mıydım ben bu halde
sevince tüm insanlar bir başka
durma dostum sen de yer ver aşka
sevmek bil ki doğmaktır yeni baştan
eriyorum galiba yavaştan

pigoris dedi ki...

gelmediğin her gün bir parçam düştü toprağa

sevginin esiri olmaktan korktuğum kadar

bulaştım yokluğuna…

her gece evimin en baş köşesinde oturttum sensizliği

kapının kollarında duran izlerine sürdüm ellerimi

yokluğunu sildim evimin her köşesinden

çünkü sen hep benimleydin zaten…